İslam Şehirleri Seminerleri 13 – Kahire semineri gerçekleştirildi.

İslam Şehirleri Koordinatörlüğü olarak düzenlediğimiz seminerlerin bu ay ki kadim şehri Kahire oldu. 16 Mart Cuma günü saat 18.00’da yapılan seminere Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Yrd Doç Dr Gökhan Bozbaş iştirak etti.

Değerlendiren: Aysel Bozkurt
Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi

Sayın Bozbaş konuşmasına kısa bir tarih bilgisiyle başlayarak Büyük Mısır ve Modern yani yeni Mısır arasındaki farkları anlattı. ‘Tarihte Büyük Mısır dendiğinde akla gelen coğrafya bugünkü Mısır ve Sudan’dır. Mısır 1956 yılından sonra bağımsızlığını ilan edince Sudan’dan ayrılmıştır. Modern Kahire çok eski bir medeniyetin beşiği değil yeni bir şehirdir.  Mısır’ın başkenti ve Firavunlar şehri olarak bilinen yer Kahire’nin güneyinde bulunan Memphis şehridir. Memphis şehrinin tarihi milattan önce 3000 yılına dayanır. Ayrıca Mısır’ın en önemli özelliği % 94’ünün çöl, % 6’sının tarıma elverişli toprak olmasıdır. Kayda değer olan bu özelliğin bölgeye kazandırdığı değer ise hiç şüphesiz topraklarının fazla öneme sahip olmasıdır’ diye ekledi

Kahire’nin İslam tarihindeki önemi ise Fatımilerin bölgeye gelmesiyle başlar. Her ne kadar Kahire’de Amr Bin As Camii Fatımilerden önce sahabe olan Amr Bin As tarafından şehir fethedilip yapılmış olsa da Kahire gerçek değerini Fatımiler döneminde kazanmıştır. Mısır’ın gözde şehri Kahire isim olarak bir bölgeyi ifade etse de aslında şehir zaman içinde bölgeden bölgeye taşınmıştır. Özelikle Fatımiler’in bölgeye gelmesi ve asıl amacın kimlik inşası olması kısacası başka medeniyetin kimliği üzerine kendi kimliğini bina etme düşüncesinin benimsenmemesi Fatımilerin şehri Giza’nın kuzeydoğusuna taşımasına neden olmuştur.

Fakat Amr Bin As Camii’nin şehre kazandırdığı önemli bir yapı olan İslam’ın ilk minaresinin hiç şüphesiz camiye ayrı bir değer kattığını belirtti. Zaman içinde ülkeyi fetheden her bir devlet bu camiye eklemeler yapmış ve bu sayede caminin bugün oldukça büyük bir yapıya kavuştuğunu anlatan Bozbaş, bu camide ibadet yapan insanlara da vurgu yapmayı unutmadı.‘Ortalama olarak sayı belirtmek gerekirse 70 bin kişi bu camide beraber namaz kılabilir’ dedi.

Kahire’de camileri anlamak için bu şaheserlerin genel özelliklerinden bahsetmeden geçemeyeceğini söyleyen Bozbaş sözlerine şu şekilde devam etti. ‘Kahire camileri tek katlıdır ve avlularının üstü açıktır. Türkiye’de bu şekilde üstü açık camileri görmek mümkün değildir. Çünkü mimari eserler bulunduğu ülkenin iklim ve coğrafyasını yansıtır. Ülkenin iklim özellikleri, mimariyi de etkiler ki bunu Kahire’de görmek oldukça kolaydır çünkü toprağının rengi, yapılarının taşlarına yansır. Aslında bakacak olursak Kahire’nin rengi çöl rengidir. Şehirde farklı bir rengi görmek pek de mümkün değildir. Kahire’nin günlük sıcaklık değerleri oldukça fazla olduğundan bölge insanı bu sıcaklıktan daha az etkilenmek için camileri üstü açık yapmıştır ki bu camilerin avlularında da namaz kılınabilmektedir ve avluya herhangi bir halı da sermeye gerek görülmemiştir. Bölge insanı avluda ayakkabı giymeyi de gerekli görmemiştir. Kahire camilerinin ortak özelliklerinden bahsederken cami içinde yer alan büyük sütunları da eklemek gerekir. Bu sütunlar oldukça ihtişamlıdır ve camilerin içinde fazlaca bulunmaktadır.’

Kahire’de mimarisinden bahsetmeden geçemeyeceğimiz başka bir cami daha olduğunu söyleyen Bozbaş, benzerliğini Amr Bin As camiinden alan Tolunoğlu Camii’nin özelliklerine değindi. Caminin bir minaresi Orta Asya eserlerini yansıttığını, camide taş işçiliğinin ustalıkla kullanıldığını eserin başka bir özelliğinin de bir minaresinin Samara Ulu Cami’den de etkilenmesi olduğunu aktardı.  Bu kadar etkiden bahsetmişten Türkiye’den örnek vermemek olmaz diyerek Selçuklu döneminin bilinen önemli eserlerinden biri olarak günümüze kadar gelen Konya Alaaddin Camii ile de benzer noktaları olduğunu ifade eden Sayın Bozbaş İslam mimarisinin birbirinin tamamlayıcısı olduğunu böylelikle açıklamış oldu.

Sayın Bozbaş, Kahire’de Fatımiler’in en önemli eserlerinden biri olan Ezher’in tüm ihtişamıyla bugün de ayakta durduğunu ekledi. ‘Ezher Üniversitesi, Ezher Külliyesi içinde bulunan ve zamanında Şiilik’in merkezi olan oldukça önemli bir eğitim kurumudur.  Mısır’da Şiiler açısından önemini devam ettiren başka bir eser de şüphesiz Hz. Hüseyin Camii’dir. Şii mezhebinde yaygın bir inanışa göre Hz. Hüseyin şehit edildikten sonra başının Hüseyin Cami’de gövdesinin ise Şam’daki meşhur Emevi Camii’nde olduğuna inanılır’ ifadelerini kullanan Bozbaş, her iki caminin de Şiiler için fazlaca değerli olduğunu vurguladı.

‘Fatımiler’den sonra Kahire’ye Eyyübiler, Memlükler ve Osmanlı Devleti hakim olmuştur. Osmanlı Devleti’nin Kahire şehrindeki çalışmalarının özünü bölgeye vali olarak atanan Mehmet Ali Paşa’nın yaptırdığı eserler oluşturur. Özellikle bölgede hakimiyetini kurduktan sonra kendi adına inşa ettirdiği cami saltanatının simgesi haline gelmiştir. Bu cami Mehmet Ali Paşa Camii’dir ve Kahire’de Muhammed Ali Paşa Camii olarak bilinir. Osmanlı sultanlarının kendi adları adına inşa ettirdikleri camilere benzemektedir’ diyerek bu cümlelerin altını çizen Bozbaş, Mehmet Ali Paşa’nın Kahire halkı için oldukça değerli bir lider olduğunu belirtti.

Seminerin içeriğinden de anlaşılabileceği gibi Mısır’da çok fazla cami mevcuttur. Bozbaş’ın dediği gibi ‘Mısır’da camiye doymak mümkündür. Özellikle Mısır’ın İskenderiye kentinde her sokakta bir cami bulunur.’

Seminerin son dakikalarına gelirken Kahire isminin anlamını da vurgu yapan konuğumuz Kahire isminin Fatımiler tarafından konulduğunu ve birçok anlamının da olduğunu dile getirdi. Bozbaş ‘Kahire, fethedilen yer anlamına gelmektedir’ dedi.

İslam Şehirleri Seminerleri 13 – Kahire semineri gerçekleştirildi.

Etkinlik Takvimi

<<Ocak 2020>>
PSÇPCCP
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2

HSV Etkinlikler

Kayıtlı yeni etkinlik yoktur.

HSV Duyuru

Göç Konferansları – 8 : Uygur Türkleri Göçleri

  “Doğu Türkistan – Uygur Türkleri Göçleri” konu başlığı altında, 1 Mart’19 Devamı

Göç Konferansları – 7 Boşnak Göçleri Konferansı

Hayat Vakfı Ankara şubesi Göç Hareketleri Araştırmaları Koordinatörlüğü’nün, “yakın tarihte gerçekleşmiş olan Devamı

Halk Sağlığı Konferansları-1: İslam Kültür ve Medeniyetinde Tıp

2019 yılının ilk konferansını çeşitli medeniyetlerin tıp tarihini araştırdığımız çalışmamızın sonucunda ‘Geleneksel Devamı

Göç Konferansları – 5 Kırım Tatar Sürgünü konferansı gerçekleştirildi.

Hayat Vakfı Ankara şubesi Göç Hareketleri Araştırmaları Koordinatörlüğü’nün, “yakın tarihte gerçekleşmiş olan Devamı

Tıbbi İnsani Yardım [8.] Atölyesi: Kıtlık Felaketi – Somali 2011 gerçekleştirildi.

Her Açlığa Kıtlık Denebilir Mi? Hangi durumlarda kıtlık ve acil insani yardım Devamı