Yahudilerin Babil Sürgünü konferansı gerçekleştirildi.

Göç Hareketleri Araştırma Koordinatörlüğü olarak bu ayki çalışma konumuz olan Yahudilerin Babil Sürgünü’nü inceledik. Çalışma sürecinde sürgünün nedenlerini, sonuçlarını ve etkilerini araştırdıktan sonra gerçekleştirdiğimiz konferansta Doç. Dr. Ali Osman Kurt’un bilgi ve tecrübelerinden faydalandık.


Derleyen : Mine Baş

Yahudi tarihini incelendiğinde M.Ö.1800’lerde Hz. İbrahim, Harran’dan çıkıp Filistin topraklarına ailesiyle birlikte yerleşerek Arapların ve İsrailoğullarının tarihi burada başladığı görülmüştür. M.Ö.1200’lere gelindiğinde Hz. Musa, İsrail ulusunu kölelikten kurtarmıştır. Yahudiler tarafından Hz. Davut ve Hz. Süleyman ise peygamber değil kral olarak kabul edilmiş ve mabed bu süre içerisinde inşa edilmiştir. Hz. Süleyman’ın ölümünden sonra zayıflayan devlet “İsrail” ve “Yahuda” olmak üzere ikiye bölünerek İsrail Krallığı, Asur Kralı II.Sargon tarafından kısa bir süre sonra ortadan kaldırılmıştır (M.Ö. 719). Yahuda Krallığı ise, daha sonra Babil hükümdarı Nabukadnezar tarafından yerle bir edilmiş, Kudüs işgal etmiş, mabed yıkılmış ve Babil’e sürülen Yahudile ’in esaret dönemleri başlamıştır (M.Ö. 586). Böylece 70 yıllık sürgün dönemi başlamıştır.

Bu dönemde zihniyet düşünce ve inanç olarak Hz. Musa’nın getirdiği dinden tamamen sapılmıştır. Bunun sebebi ise sürgüne gittiklerinde ellerinde kutsal kitaplarının olmamasıdır. Tevrat, sürgün dönüşü Ezra isimli bir kâhin tarafından kaleme alınmış ve bu metinlerin içerisinde büyük ölçüde Zerdüşt, Mecusi etkileri görülmüştür. Bu dönemin diğer bir etkisi ise Yahudilikteki seçilmişlik anlayışının ortaya çıkmasıdır.

Yahudilerin Babil Sürgünü, Nabukadnezzar’ın Kudüs’ü fethetmesiyle başlayıp Pers Kralı’nın Babil’i fethetmesinden sonra M.S. 539 yılında Yahudilere dönüş izni vermesine kadar devam etmiştir. Ancak, Yahudilerden yalnızca küçük bir grup, kimliklerini ve inançlarını değiştirmiş bir şekilde geri dönmüştür.

Doç. Dr. Ali Osman Kurt, Kur’an-ı Kerim’de Beni İsrail diye bahsedilenlerin Hz. Yakup ve soyundan olduğunu ve Beni İsrail’in Allah tarafından lanetlenmediğine değinerek Babil Sürgünü’nden sonrası için İsrailoğullarından Yahudi diye bahsedildiğini ve Yahudilik düşüncesinin lanetli olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, Babil Sürgünü’nün Yahudi kimliğinin oluşmasında önemli bir rol üstlendiğinin üzerinde durmuştur.

Bizlere farklı bakış açısı kazandıran konferansımızla Yahudilerin kendi tarihlerinde Babil Sürgünü’ne değinmek istenmemelerinin nedenini ve Yahudilerin hala bir sürgün süreci içerisinde olduklarını öğrendik. Çıkardığımız sonuç şu ki günümüzdeki Yahudi kimliğinin oluşmasında 70 yıllık Babil Sürgünü gerek inanç, gerek kültürel ve gerekse sosyal yönden etkilemiş ve oluşan bu inanç gerçek ilahi din olan Yahudilik’ten çok uzaktır.

Yahudilerin Babil Sürgünü konferansı gerçekleştirildi.

Etkinlik Takvimi

<< Nisan 2021 >>
PSÇPCCP
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 1 2

HSV Etkinlikler

Kayıtlı yeni etkinlik yoktur.

HSV Duyuru

Göç Konferansları – 8 : Uygur Türkleri Göçleri

  “Doğu Türkistan – Uygur Türkleri Göçleri” konu başlığı altında, 1 Mart’19 Devamı

Göç Konferansları – 7 Boşnak Göçleri Konferansı

Hayat Vakfı Ankara şubesi Göç Hareketleri Araştırmaları Koordinatörlüğü’nün, “yakın tarihte gerçekleşmiş olan Devamı

Halk Sağlığı Konferansları-1: İslam Kültür ve Medeniyetinde Tıp

2019 yılının ilk konferansını çeşitli medeniyetlerin tıp tarihini araştırdığımız çalışmamızın sonucunda ‘Geleneksel Devamı

Göç Konferansları – 5 Kırım Tatar Sürgünü konferansı gerçekleştirildi.

Hayat Vakfı Ankara şubesi Göç Hareketleri Araştırmaları Koordinatörlüğü’nün, “yakın tarihte gerçekleşmiş olan Devamı

Tıbbi İnsani Yardım [8.] Atölyesi: Kıtlık Felaketi – Somali 2011 gerçekleştirildi.

Her Açlığa Kıtlık Denebilir Mi? Hangi durumlarda kıtlık ve acil insani yardım Devamı