Suriye Dosyası 1: Biladü’ş Şam konferansı gerçekleştirildi.

Suriye Göç Grubu’muzun haftalar süren ilk çalışmasını taçlandırmak üzere İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden hocamız Doç. Dr. Ömer İshakoğlu’nu Biladü’ş Şam konferansı için vakfımıza davet ettik. 

“Biladü’ş Şam diye nitelendirdiğimiz dört ülke her ne kadar Filistin, Suriye, Ürdün ve Lübnan olsa da Biladü’ş Şam tarihini Mısır’sız, Mısır tarihini de Biladü’ş Şam’sız anlatamayız”

Hocamız sözlerine kelime analizi ile başladı: “Bilad, Arapça’da diyar anlamına gelir. Şam kelimesinin aslı Şiam’dır ve zamanla telaffuz zorluğundan dolayı Şam olarak kalmıştır. Sol manasına gelir. Hicaz bölgesinin solunda kalan beldeye Şiam, sağında kalan beldeye ise sağ anlamına gelen Yemen ismi verildi.” Ardından sözlerine şöyle devam etti: “İslamiyetten önce Bizans yönetimi altındaki Gassaniler Suriye’de hüküm sürmekteydi. Bu Gassani halkı din olarak Hristiyanlık’a mensup olsa da Arap bir toplumdu.” Kaynaklarda o döneme ait sınırlı bilgi olduğunu vurgulayan Ömer İshakoğlu hocamız sözlerine şöyle devam etti: “Hz. Ömer zamanında Suriye’nin fethi, Suriye’yi İslamiyet ile tanıştırdı. Hz. Ali zamanında Hz. Osman’ı şehit edenlerin henüz bulunmamış olması nedeniyle halk üç gruba ayrıldı. Bunlar Şia diye nitelendirdiğimiz Hz. Ali taraftarları, Hz. Muaviye destekçileri ve bu grupların dışında kalan Hariciler’di. Şiilik, Hz. Ali’ye olan sevgi ve desteği temsil ederken zamanla farklı yönlere çekilerek bu özünden uzaklaştı.”

Ardından Emeviler Dönemi’nden bahseden hocamız şunları söyledi: “Hz. Muaviye’nin soyundan gelen Emeviler, Hz.Ali’den sonra Suriye’de egemenliği almıştır. Zamanla Abbasiler, Eyyübiler, Memlükler bu bölgede hüküm sürmüşlerdir. Memlük’ün kelime anlamı ‘kölemen’dir. Bu memlükler farklı etnik kökene sahip insanları barındırır.” Hocamız Memlüklüleri Osmanlı’daki yeniçeriyi oluşturan devşirmelere benzetti ve Memlüklülerin aralarında Babil Sürgünü sonrasında Şam bölgesine gelip yerleşen bir grup insanın da olduğunu belirtti.

Bizlerin de çalışmamızda edindiğimiz bilgiler neticesinde katılımcılarımızla mutabık kaldığımız güzel bir tartışma neticesinde şu notları derledik: Memlükler gerek mimari gerek ilmi faaliyetlere çok önem vermiş ve bu bölgede birçok medrese, vakıf ve eser inşa etmişlerdir. Memlüklülerin ardından Yavuz Sultan Selim’in 1517 yılında Mısır’ı ve Şam’ı fethetmesiyle Şam bölgesinde 400 yıllık Osmanlı Dönemi başlamıştır. Her ne kadar dış güçler Osmanlı Dönemini zihinlerde kötü bırakmak istese de Suriye’nin barış ve huzur içinde yaşadığı belki de tek dönem Osmanlı Dönemi’dir.

Hocamız son olarak “Biladü’ş Şam bölgesinin kilit noktalarından biri de Lübnan’dır. Suriye’de etnik olarak sadece birkaç farklı renk görürken Lübnan’da belki elli farklı etnik yapıyla karşılaşırız. Şam tarihini anlamak için Lübnan tarihini de Ürdün tarihini de iyi bilmek gerekir.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Konferansımız dinleyicilerden gelen soruların cevaplanmasıyla son buldu.

Suriye Dosyası 1: Biladü’ş Şam konferansı gerçekleştirildi.

Etkinlik Takvimi

<< Temmuz 2020 >>
PSÇPCCP
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2

HSV Etkinlikler

Kayıtlı yeni etkinlik yoktur.

HSV Duyuru

Göç Konferansları – 8 : Uygur Türkleri Göçleri

  “Doğu Türkistan – Uygur Türkleri Göçleri” konu başlığı altında, 1 Mart’19 Devamı

Göç Konferansları – 7 Boşnak Göçleri Konferansı

Hayat Vakfı Ankara şubesi Göç Hareketleri Araştırmaları Koordinatörlüğü’nün, “yakın tarihte gerçekleşmiş olan Devamı

Halk Sağlığı Konferansları-1: İslam Kültür ve Medeniyetinde Tıp

2019 yılının ilk konferansını çeşitli medeniyetlerin tıp tarihini araştırdığımız çalışmamızın sonucunda ‘Geleneksel Devamı

Göç Konferansları – 5 Kırım Tatar Sürgünü konferansı gerçekleştirildi.

Hayat Vakfı Ankara şubesi Göç Hareketleri Araştırmaları Koordinatörlüğü’nün, “yakın tarihte gerçekleşmiş olan Devamı

Tıbbi İnsani Yardım [8.] Atölyesi: Kıtlık Felaketi – Somali 2011 gerçekleştirildi.

Her Açlığa Kıtlık Denebilir Mi? Hangi durumlarda kıtlık ve acil insani yardım Devamı